azami süreli iş sözleşmesi

Azami Süreli İş Sözleşmesi ve Sonuçları

Bu yazıda İş Kanununda yer almayan ancak uygulamada rastlanan azami süreli iş sözleşmesi ve bu sözleşmelere bağlı olarak çalışan işçilerin hakları incelenecektir. Bir diğer sözleşme türü olan asgari süreli iş sözleşmesine bağlı olarak çalışan işçilerin hakları Asgari Süreli İş Sözleşmesi ve Sonuçları başlıklı yazıda incelenmiştir.

Azami Süreli İş Sözleşmesi Nedir?

Azami süreli sözleşmelerde taraflar sözleşme kurulurken sözleşmenin geçerli olacağı maksimum süreyi belirler ve sözleşme belirlenen sürenin dolmasıyla kendiliğinden sona erer. Sözleşmenin bitim tarihi belirtildiği için azami süreli sözleşmeler belirli süreli sözleşmelere benzemektedir. Ancak belirlenen azami sürenin sonuna kadar taraflar sözleşmeyi bildirimli fesihle sona erdirebildiğinden azami süreli sözleşmeler belirsiz süreli sözleşmelere de benzemektedir. Azami süreli iş sözleşmeleri hem belirli hem de belirsiz süreli iş sözleşmesinin özelliklerini taşıdığı için karma nitelikte iş sözleşmeleri olarak tanımlanır.

Belirlenen sürenin sonunda kendiliğinden sona erdiğinden bir işçi ile azami süreli sözleşme yapılması belirli süreli sözleşme yapılması için aranan objektif koşulların varlığına bağlıdır. Eğer İş Kanununun 11. maddesinde belirtilen objektif koşullar yoksa azami süreli sözleşme yapılması mümkün değildir.

İşçilerin Azami Süre İçerisindeki Hakları Nelerdir?

Azami süreli sözleşmeler azami süre sonuna kadar belirsiz süreli iş sözleşmeleri gibi işlem gördüğünden taraflar bu süre içerisinde iş sözleşmelerini ihbar sürelerine uyarak feshedebilir. Ayrıca bu süre içerisinde iş sözleşmesi sona eren işçi olayın özelliğine göre kıdem ve ihbar tazminatına hak kazanacağı gibi işe iade de talep edebilir.

İşçilerin Azami Süre Sonunda Hakları Nelerdir?

Azami süreli sözleşmeler azami sürenin sonunda kendiliğinden sona ereceğinden belirli süreli iş sözleşmesi gibi işlem görürler. Belirlenen süre sonunda iş sözleşmesi sona eren işçinin kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve işe iade talep hakkı yoktur.

Yargıtay 22. H.D. 13.09.2017 Tarih, 2017/34873 Esas ve 2017/17593Karar.

“Azami süreli iş sözleşmesi için ise kanunda bir tanımlama yapılmamıştır. Bu sözleşme biçiminde taraflar bir azami süre belilerler ancak bu süre içerisinde sözleşmeyi herzaman feshi ihbarla sona erdirme yetkisine sahiptirler. Azami sürenin sonuna kadar sözleşme belirsiz süreli iş sözleşmesi hükmündedir ve taraflar arasındaki bir uyuşmazlık durumunda belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümleri uygulanır. Belirlenen süre sonunda iş sözleşmesi kendiliğinden sona erer. Azami süreli iş sözleşmesi hem belirsiz süreli, hemde belirli süreli (karma) niteliki bir iş sözleşmesidir. Çünkü azami süreli iş sözleşmeleri azami sürenin sonunda kendiliğinden sona erdiği için belirli süreli, azami süre içerisinde ihbarlı fesih hakkı bulunması nedeni ile de, belirsiz süreli iş sözleşmesinin özelliklerini taşır. Somut olayda, taraflar arasında 01.09.2011-31.08.2012 ve 01.09.2012-31.08.2013 tarihleri arasında geçerli olmak üzere imzalanan sözleşmelerin 15/2. maddesinde;” üniversite veye personel en az 60 gün önce yazılı olarak ihbar etmek şartıyla sebep göstermeksizin sözleşmeyi feshedebilir” düzenlemesine yer verilmiştir. Davalı üniversite 27.06.2013 tarihli yönetim kurulu kararı ile 2013-2014 eğitim öğretim yılında Öğretim Görevlisi olarak çalışan davacı ile yeni bir sözleşme yapılmamasına karar vermiştir. İş sözleşmesinin, anılan yönetim kurulu kararı gereğince 31.08.2013 tarihi itibari ile sonlandığı konusunda taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Yukarıda açıklanan bilgiler ve taraflar arasında imzalanan sözleşmenin 15/2. maddesi birlikte değerlendirildiğinde davacının azami süreli sözleşme ile çalıştığı ve belirlenen süre sonunda sözleşmenin sona erdiği anlaşılmaktadır. İhbar tazminatı talebinin reddine karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçe ile kabulü hatalı olup bozmayı gerektirmiştir.”

Yargıtay 22. H.D. 29.01.2015 Tarih, 2015/1536 Esas ve 2015/1572 Karar.

“Somut olayda, taraflar arasında yapılan hizmet sözleşmesinin 5. maddesinde araştırma görevlisinin en çok üç yıl süre ile atanacağı belirtilmiş olup, bu hüküm taraflar arasındaki iş sözleşmesinin üç yılı aşmayacağı, ancak daha az süre de devam edebileceği anlamına gelmektedir. Aynı maddenin 2 ve 3. fıkralarında ise sözleşmenin sona erme halleri belirtilmiş olup, azami süre içerisinde hangi şartlarda sözleşmenin sonlanacağı tespit edilmiştir. Bu bilgi ışığında yapılan değerlendirmeye göre eldeki iş sözleşmesi, belirli süreli olmayıp “azami süreli” iş sözleşmesi niteliğindedir. Bu türden sözleşmelerin belirsiz süreli iş sözleşmesi hükümlerine tabi olması sebebiyle diğer şartların da varlığı halinde, işe iade davası açılabileceğinden, mahkemenin ret gerekçesi yerinde değildir.”

Yorum bırakın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir